6 Şubat İhracat Risk Raporu

Manşetlerde

Rusya:Yıllık büyümede sürpriz artış

Rosstat’tan gelen ilk tahminlere göre 2018 yılında GSYH yüzde 2,3’lük artışla son altı yılın en yüksek büyümesini sergiledi. Büyüme 2017 yılında yüzde 1,6’ydı. 2018 yılında ilk üç çeyrekte ortalama GSYH artışı yıllık yüzde 1,6 olduğundan ve + yüzde 2,7 olan sanayi üretimi ile yıllık + yüzde 2,4 olan perakende satışlar son çeyrekte en kötü dönemlerini geçirdiklerinden yüksek gelen büyüme verisi piyasalar için sürpriz oldu ve analistler arasında bazı şüpheler oluşturdu. Rosstat, bu sürpriz gelişmenin inşaat sektöründe 2018 yılının ilk 11 ayındaki yıllık büyümenin keskin bir şekilde yukarı yönde revize edilmesine bağlı olduğunu açıkladı ve Kuzey Sibirya’dan son dakikada gelen büyük bir LNG (likit doğal gaz) projesi verisinin ilk 11 ayda yüzde 0,5 olan yıllık inşaat sektörü büyüme verisini yüzde 5,3’e çıkardığını belirtti. Harcamalar cephesinde 2018 yılı büyümesini sürükleyen yurt dışı talebin iyileşmesi oldu. Daha yüksek petrol üretimi sayesinde 2017 yılında yüzde 5 olan ihracat artışı 2018 yılında yüzde 6,3 olurken Ruble’nin değer kaybetmesiyle ithalat artışı yüzde 3,8’e geriledi. Diğer yandan yurt içi talepte emeklilik yaşında artış ve KDV artışları gibi nedenlerden kötüleşen tüketici beklentileri, mali konsolidasyon ve yeni yaptırımlar nedeniyle yumuşama oldu. Ocak ayında imalat sanayii PM endeksinin 51,7’den 50,9’a gerilemesi ve KDV’deki artıştan dolayı daha yüksek enflasyon beklentileri seneye zayıf bir başlangıç yapıldığına işaret ediyor. 2019 yılı genelinde reel GSYH büyümesinin yüzde 1,5 olacağını tahmin ediyoruz.

Almanya:Gözler 14 Şubat’ta yayınlanacak GSYH verisinde

Alman ekonomisine ait son verileri yorumlamak normalde olduğundan daha zor. Aralık ayına ait mevsimsellikten arındırılmış perakende satış verileri bir önceki aya göre yüzde 4,3’lük bir düşüşe işaret ediyor. Ancak, Federal İstatistik Ofisi, zayıf aralık ayı verisinin Alman tüketicilerin yılbaşında hediye yerine “hediye çekleri” vermeyi tercih etmelerinden kaynaklanmış olabileceğine dikkat çekti. Zira, hediye çekleri ancak harcamaya dönüştükleri ay verilerde harcama olarak beliriyor. Genel olarak tüketici beklentileri gayet olumlu hatta son dönemde daha da iyileştiği söylenebilir. İmalat sanayiinde yeni siparişlere yönelik veriler de soru işaretleri doğuran cinsten. Geçici verilere göre aralık ayında fiyatları ayarlanmış yeni siparişlerde mevsimsellikten ve takvimden arındırılmış şekilde bir önceki aya göre yüzde 1,6 düşüş var. Ancak, başlıca siparişler dışındaki yeni siparişler yüzde 3,5 arttı (mevsimsellikten ve takvimden arındırılmış olarak). Daha sonradan eklenen başlıca siparişlerden sonra kasım ayı verisi aylık - yüzde 1’den - yüzde 0,2’ye revize edildi. 14 Şubat’ta 4. çeyrek GSYH verisinin yayınlanmasıyla beraber Alman ekonomisinin 2018 yılı sonundaki durumu daha net anlaşılacak.

Polonya: 2018 yılında büyüme güçlüydü ama önümüzdeki dönemde yavaşlama olabilir

Öncü tahminler 2017 yılında yüzde 4,8 olan reel GSYH büyümesinin 2018 yılında hızlanarak yüzde 5,1 olduğuna işaret ediyor. Talep yönlü detaylar henüz tam olarak yayınlanmamış olsa da yüzdelik bazda 5,1 puanlık büyümenin neredeyse tamamen yurt içi harcamalardan kaynaklandığı anlaşılıyor. Net ihracatın büyümeye hiç katkı yapmadığı görülüyor. 2017 yılında yüzde 4,9 artan özel tüketim harcamaları yüzde 4,5’e gerilemiş durumda. Nitelikli projelere sağlanan AB fonlarındaki artışla sabit yatırımlar 2018 yılında yüzde 7,3 arttı (2017 yılında artış yüzde 3,9’du). Son çeyreğe ait GSYH verileri henüz yayınlanmamış olsa da 3. çeyrekte yıllık yüzde 5,9’dan yüzde 4,3’e, 4. çeyrekte yüzde 5,5’ten yüzde 4,5’e düşen sanayi üretimi ve perakende satışlardaki yavaşlamalar son çeyrekte bir zayıflama olduğuna işaret ediyor. Ayrıca, ocak ayında imalat sanayii PM endeksi 48,2’yle üst üste üçüncü kez 50 barajının altında kalarak özellikle de ihracata yönelik yeni siparişlerdeki düşüşü yansıttı. Sonuç olarak seneye daha zayıf bir başlangıç yapıldığını tahmin ediyor ve 2019 yılında büyümenin yavaşlayarak yüzde 3,5’e gerilemesini bekliyoruz. Diğer yandan manşet enflasyon 2018 yılında yıllık olarak yüzde 1,1’e geriledi. Buna bağlı olarak Para Politikası Kurulu bugün gösterge politika faiz oranını yüzde 1,5’te sabit tutmaya karar verdi.

Nijerya:Özel sektör tasarrufları altyapı yatırımları için kaynak olabilir

Nijerya’da Devlet Başkanlığı seçimlerine sadece 10 gün kaldı ama 2019 yılında yüzde 2,2 olacağını tahmin ettiğimiz büyümenin hayal kırıklığı yaratacağını şimdiden biliyoruz. Büyümeyi kısıtlayan ana faktörler; düşük doğrudan yabancı yatırım girişleri ve düşük kamu yatırımları. Togo’nun Lome limanı 2018 yılında konteyner trafiği bakımından Lagos’un önüne geçti. Son beş yılda Lagos limanının faaliyetleri birçok darboğaz nedeniyle yüzde 30 azaldı. Bu, Nijerya’nın birçok altyapı açığından sadece bir tanesi. Genel olarak altyapı yatırımlarıyla ilgili açık artık her bakımdan hissedilebilir durumda. Euler Hermes olarak Nijerya’nın Güney Afrika ile karayolu altyapısına yönelik açığını kapatması için 2030 yılına kadar 500 milyar dolar harcama yapması gerektiğini hesapladık. Bunun finansmanı çok önemli bir sorun. Nitekim, Nijerya’ya doğrudan yabancı yatırım girişleri 2018 yılında 2,2 milyar dolar ile yüzde 36’lık ciddi bir düşüş yaşadı. Ülke, bölgesel GSYH’nin yüzde 20’sine sahipken Afrika’ya giren doğrudan yatırımların sadece yüzde 6’sını kendisine çekebiliyor. Bütçe gelirleri de GSYH’nin sadece yüzde 8’i olduğundan özel tasarrufları finansman için harekete geçirmek bir çözüm olabilir. Bu bağlamda hükümet, özel şirketlerin ulusal karayolu projeleri ve seçilmiş projeler üstlenmesinin önünü açacak (karşılığında vergi indirimlerinden yararlanabilecekleri) yeni bir düzenlemeyi onayladı.

Mercekteki Ülkeler

ABD: İş gücü piyasası çok güçlü, diğer veriler karışık

Ocak ayı istihdam raporu, önceki iki aydaki toplam istihdam artışı 70 bin kişi azalacak şekilde aşağı doğru revize edilmiş olsa da 304 bin kişilik ek istihdamla neredeyse beklenenin iki katı bir artış olduğunu ortaya koydu. İstihdamdaki artış hükümetin durduğu faaliyetlerden etkilenmedi ama değişik şekilde hesaplanmaya başlanan işsizlik oranı yüzde 3,9’dan yüzde 4’e çıktı. Ücret artışı yıllık yüzde 3,2’de sabit kaldı. Diğer veriler ise daha karışıktı. Oynak “yeni konut satışları” kasım ayında aylık yüzde 16,9’luk artış gösterse de yıllık olarak - yüzde 7,7’de düşük kalmaya devam etti. Mevcut konut satışlarına yönelik bir endeks (ki bu daha ileriye dönük bir veri) aralık ayında aylık yüzde 2,2’lik düşüşle son beş yılın en dip seviyesini gördü. İnşaat harcamaları kasım ayında aylık yüzde 0,8’lik keskin bir artışla yıllık yüzde 3,4 büyüme gösterdi. ISM imalat sanayii raporu 2,3 puanlık artışla 56,6 seviyesine çıkarak iki yıllık düşük oranından sıyrıldı. Ancak, ISM hizmetler endeksi 1,3 puan düşerek 56,7 seviyesine geriledi. Gümrük vergilerinin bir yansıması olarak her iki endeksin “ihracata yönelik yeni sipariş” kalemlerinde azalma oldu ve bu özellikle 9 puanlık keskin bir düşüşün yaşanarak 50,5 puana gerileyen hizmetler sektörü içinde çok hissedildi.

İngiltere: Merkez bankası bir dahaki faiz artışını yılın ikinci yarısına öteleyebilir

Brexit’e ilişkin ciddi belirsizlikler 2018 yılında büyümeden çeşitli kanallar* yoluyla 0,3yp çaldı (*hane halkının reel satın alma gücü, hane halkı tasarruf oranları, şirket kârlılıkları, iş çevrelerinin yatırımları, iş gücü piyasasının daralması, emlak fiyatları ve ülkenin yatırımlar açısından çekiciliği bunlardan sadece bazıları). Kötüleşen iş dünyası ve tüketici beklentilerinin azalan risk iştahı ile birleşmesi bankaların sağladığı kredi hacminde daralmayı tetikleyebilir. Bir son dakika anlaşması olmasını beklemeye devam ediyoruz. Bu anlaşma; (i) 14 Şubat veya biraz daha sonrasında İngiltere Parlamentosunda revize bir Brexit anlaşmasının onaylanması veya (ii) 50. maddenin Temmuz veya Aralık 2019’a kadar uzatılması şeklinde olabilir. Ancak bu, İngiltere Merkez Bankasının 2. çeyrekte yapması beklenen faiz artışını (+25bp ile yüzde 1’e) devam eden belirsizlik nedeniyle yılın ikinci yarısına erteleyebileceği anlamına geliyor. Ekonominin 2019 yılında yüzde 1,2 büyümesini bekliyoruz. İlk yarıdaki düşük petrol fiyatları ve GBP’nin değer kazanması (sene sonunda 1,15-1,20 EUR aralığında olması tahmin ediliyor) enflasyon için avantaj olacaktır

Lübnan: Sonunda hükümet kuruldu

Lübnan, geçtiğimiz hafta sonunda yeni hükümetin kurulduğunu açıklayarak dünyanın en fazla borca sahip ülkelerinden biri olan ülkede (kamu borcu GSYH’nin neredeyse yüzde 150’si) dokuz aydır muhalefet partileri arasında süregiden çekişmelerin arttırdığı endişelere bir son verebildi. Haberler hemen Lübnan tahvillerinin değer kazanmasına ve ulusal para birimi cinsinden tasarruflarda güvenin yeniden teyit edilmesine yardımcı oldu. Ancak, ekonomi üzerinden kalkan yük geçici olabilir. Zira, yeni kabine çok farklı siyasi kanatlardan üyeler içeriyor ve buna ABD’nin yaptırımlar uyguladığı İran destekli Şii grup Hizbullah’ın üyeleri de dahil. Siyasi güçlerin paylaşılmasının görece aynı kaldığı bu sistemin iltimasları desteklemesi ve politika uygulamalarının etkinliğini kısıtlaması ihtimali yüksek. Bu durum da, ekonomik bir krizi savuşturması için hayati reformları uygulaması şartıyla uluslararası toplumun ülkeye söz verdiği 11 milyar dolarlık yardım ve krediyi riske atıyor. En çok ihtiyaç duyulan reformlar arasında; kamu harcamalarını kısıtlamaya, elektrik sektörünü modernize etmeye ve yolsuzlukla mücadeleye karşı olanlar öne çıkıyor.

Güney Kore: Kış mı geliyor?1

Güney Kore’nin ekonomik verileri genelde küresel ekonomik çevrim için öncü gösterge niteliği taşır. Ülkede ocak ayında dolar cinsinden ihracat Çin’e yapılan ihracatta düşüş ve memory chip’lere olan daha düşük talep nedeniyle yıllık bazda yüzde 5,8 azaldı (Aralık ayında da yüzde 1,3 azalmıştı). Aralık ayında 49,8 seviyesine inen imalat sanayiindeki düşüş ve sektörün yurt içi pazara ve ihracata yönelik siparişlerindeki azalma nedeniyle PM endeksi ocak ayında 48,3 puana geriledi. Şubat ve mart aylarında durumun iyileşmesi için çok fazla neden yok çünkü ABD ve Çin arasında ticarete yönelik belirsizlikler devam edecek ve Çin’de talep yönlü büyümede yavaşlama sürecek. ABD ve Çin arasındaki ticaret konuşmalarından olumlu bir sonuç çıkması ve Çin’de canlandırma paketinin 2. çeyrekten itibaren ekonomi üzerinde daha fazla etkisinin hissedilmesi varsayımlarıyla nisan ayından itibaren ticaretin biraz daha ivme kazanması mümkün olabilir. 2018 yılında yüzde 2,7 olan büyümenin, 2019 yılında yüzde 2,5 olmasını bekliyoruz.

FERAGATNAME Bu değerlendirmeler, her zaman aşağıdaki feragatnameye tabidir. Bu materyal, bir Allianz şirketi olan Euler Hermes SA tarafından yayınlanmıştır ve sadece bilgilendirme amaçlıdır, tavsiye amaçlı değerlendirilmemelidir. Bu bilginin alıcıları kendi bağımsız değerlendirmelerini yapmalıdır ve sadece bu bilgilere dayanarak harekete geçmemelidir. Bu materyal, bizim onayımız olmaksızın çoğaltılmamalı ve hiçbir belgeye eklenmemelidir. Yasaklanmış̧ olabileceği hiçbir yargı alanında dağıtımına kalkışılmamalıdır. Bu bilginin güvenilirliği bağımsız olarak Euler Hermes tarafından doğrulanmamıştır ve bilginin doğruluğu ile bütünlüğü hakkında Euler Hermes hiçbir şekilde (söyleyerek veya ima yoluyla) temsil veya garantide bulunmamakta, bu bilgiye güvenmek ve onu kullanmak nedeniyle doğabilecek hiçbir sorumluluk ve yükümlülüğü kabul etmemektedir. Aksi belirtilmedikçe, sadece Euler Hermes Finans Departmanı’nın tüm görüş ve tahminleri bu tarihten itibaren hiçbir bildirim olmaksızın değiştirilebilir. Euler Hermes SA, Fransa Mali Pazar Yetkilisi tarafından yetkilendirilmiş ve düzenlenmiştir. Bu değerlendirmeler aşağıdaki feragatnameye tabidir. Geleceğe Dair İfadelerle İlgili Temkin Notu: Burada yer alan ifadelerin bazıları gelecekle ilgili beklentiler ve yönetimin mevcut görüş ve varsayımlarına dayalı ileriye dönük ifadeler olabilir. Bu ifadeler bilinen ve bilinmeyen riskler içerdiğinden bu durum, gerçek sonuçların, performansın veya olayların, bu ifadelerde belirtilen veya ima edilenden farklı olmasına yol açabilir. Metin içeriği gereği ileriye yönelik ifadelerin yanı sıra “olabilir”, “olacaktır”, “olmalıdır”, “beklenmektedir”, “planlanmaktadır”, “amaçlanmaktadır”, “beklemektedir”, “inanmaktadır”, “tahmin etmektedir”, “öngörmektedir” veya “devam etmektedir” gibi kelimeler ileriye yönelik ifadelere örnek teşkil etmektedir. Gerçek sonuçların, performansın veya olayların, bu ifadelerde belirtilenden farklı olmasına yol açan sebepler, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla şöyle sıralanabilir: (i) genel ekonomik koşullar özellikle de Allianz SE’nin temel iş kolundaki ve ana pazarlarındaki ekonomik koşullar, (ii) gelişmekte olan piyasalar da dahil olmak üzere finans piyasalarının performansı, (iii) sigortalı zarar olaylarının ciddiyeti ve sıklığı, (iv) hastalık ve ölüm oranları ve trendleri, (v) kalıcılık seviyeleri, (vi) kredi temerrütlerinin boyutu (vii) faiz oranları, (viii) euro-dolar paritesi de dahil olmak üzere döviz kurları, (ix) değişen rekabet düzeyleri, (x) para yığılması ve Avrupa Para Birliği de dahil olmak üzere kanun ve yönetmeliklerdeki değişiklikler, (xi) Merkez Bankalarının ve/veya yabancı hükümetlerin politikalarındaki değişiklikler, (xii) şirket alımlarının etkileri ve ilgili birleşme konuları, (xiii) yeniden yapılanma önlemleri ve (xiv) genel rekabet faktörleri (her durum için yerel, bölgesel, ulusal ve/veya global bazda). Bu faktörlerin çoğunun terörist faaliyetlerin sonucunda meydana gelmesi veya kuvvetlenmesi daha muhtemeldir. Burada bahsi geçen konular zaman zaman Allianz SE’nin ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu’na sunduğu dosyalarda açıklanan riskleri ve belirsizlikleri de içerebilir. Grup, burada yer alan geleceğe dair bilgilerin güncellenmesi konusunda hiçbir yükümlülük üstlenmemektedir.