17 Nisan 2019 Haftalık İhracat Risk Raporu

 

Euler Hermes Ekonomik Araştırmalar

Haftalık İhracat Risk Görünümü

17 Nisan 2019

Haftanın Verisi

Çin 1. çeyrek reel GSYH büyümesi yüzde 6,4

Manşetlerde

Çin: Canlandırma önlemleri büyümeyi istikrara kavuşturdu

Ekonomiyi canlandırmaya yönelik önlemler Çin’de reel GSYH büyümesinin istikrara kavuşmasına yardımcı oldu ve ülke, ilk çeyrekte bir önceki çeyrekte olduğu gibi yıllık yüzde 6,4 büyüdü. Hizmetler sektöründe yavaşlama olsa da sektör dayanıklılık göstermeye devam etti 2018 yılı son çeyreğinde yıllık büyüme yüzde 7,4 iken 2019 yılı ilk çeyreğinde yüzde 7’ye geriledi. Sanayi sektörünün genelinde büyüme yüzde 5,8’den yüzde 6,1’e yükselerek hızlanırken, başlıca sanayi sektörlerinin büyümesinde yüzde 3,5’ten, yüzde 2,7’ye düşüş yaşandı. Aylık verilere bakıldığında büyümedeki istikrarın Mart ayında faaliyetlerin iyileşmesinden kaynaklandığı görülüyor. Mart ayında reel sanayi üretimi Ocak-Şubat ayındaki yüzde 5,3’ten sonra yıllık yüzde 8,5 arttı. Perakende satışlar yüzde 8,2’den sonra yıllık yüzde 8,7 büyüdü ve kentsel yatırımlar Ocak-Şubat dönemindeki yıllık yüzde 6,1’lik artıştan sonra Ocak-Mart döneminde yıllık yüzde 6,3 ile iyileşmeyi sürdürdü. Bu artışları sürükleyen KOBİ’ler ve hükümetin altyapı harcamaları oldu. Önümüzdeki dönem için öncü göstergeler ekonomik faaliyetlerde artış olabileceğine işaret ediyor. Hem imalat sanayii hem de hizmet sektörlerine yönelik anketlerde, üretimde artışlar ve finansman göstergelerinde iyileşme var. Şubat ayında yüzde 8 olan M2 büyümesi Mart ayında hızlanarak yıllık yüzde 8,6 oldu. Şubat ayında yüzde 10,1 olan sosyal finansman dengesindeki artış Mart ayında toplam yıllık yüzde 10,7’ye çıktı. Tüm bu gelişmeler çerçevesinde 2019 yılı için yüzde 6,4 olan GSYH büyümesi tahminimizi koruyoruz (2018 yılında büyüme yüzde 6,6’ydı).   

ABD: İmalat sanayii ve konut piyasasında zayıflık

İmalat sanayi sektörü tökezlemeye devam ediyor. Sanayi sektörü genelinde toplam üretim Mart ayında aylık bazda yüzde 0,1 azaldı. Oysaki beklentiler yüzde 0,3 artış olacağı yönündeydi. Böylece, sanayi sektöründe yıllık üretim artış hızı da yüzde 2,8’e gerilemiş oldu. Sadece altı ay önce bu oran yıllık yüzde 5,4’tü. İmalat sanayii özelinde ise üretimin aylık artış hızı aynı kalsa da yıllık artış hızı son iki yılın en düşük seviyesi olan yüzde 1’e geriledi. Düşüşlerde; giyim ve motorlu araç sektörleri belirleyici oldu. Giyim sektöründe geçen sene üretimde yüzde 14,5’lik gerileme vardı. Motorlu araçlar sektöründe ise üretim düşüşü aylık yüzde 2,5 iken yıllık yüzde 4,5 oldu. Geçtiğimiz sene 19 imalat sanayii sektöründen 9’unun üretimlerinde daralma yaşandı. Konut sektöründe de Piyasa Endeksi bir puan artarak 63 seviyesine çıkmış olmasına rağmen (üretim artışına işaret ediyor) sıkıntılar devam ediyor. Son görülen artışa rağmen endeks hâlen Kasım ayındaki keskin düşüşü telafi edemedi ve geçen seneye göre 5 puan geride. Her zamanki gibi “Potansiyel Alıcı Trafiği” bileşeni 47 seviyesi ile en arkada kalan bileşen ve bu da, potansiyel müşterilerin konut üreticilerini ziyaretlerinde azalma olduğu anlamına geliyor. Ekonomi geneli içinse son zamanlarda yayınlanan birçok rapor ılımlı ama biz 2019 yılı için güçlü sayılabilecek yüzde 2,5’lik GSYH büyümesi tahminimizi koruyoruz.       

Afrika: Kamu borçları ve sokak gösterileri

Geçtiğimiz haftalarda; Zimbabve, Tunus, Sudan ve Cezayir ciddi kamu gösterilerine sahne oldu. Bu ülkelerin her birinde kamu finansmanı (buna sübvansiyonlar da dahil) dikkatli bir denetim gerektiriyor. 2011 yılındaki Arap Baharı’ndan 2014 yılında emtia fiyatlarında düşüşün yaşanmasına kadar birçok gelişme nedeniyle ihraç gelirlerinde düşüş var ve bu da bir sürü ülkenin kamu borcunda ciddi artışlara neden olduğu için şimdi bu borçların yeniden istikrara kavuşturulması lazım. Mısır bunun için tipik bir örnek. Ülkede, Kasım 2016’da sübvansiyonların kesilmeye başlanması kamu borç dinamiklerinde başarılı bir iyileşmeye yardımcı oldu. Ocak 2019’da Zimbabve benzin fiyatlarında üç kat artışa gitti (ülkenin kamu borcunun GSYH’ye oranı yüzde 78). Bunu takiben ciddi protestolar yaşandı. Daha sonra bu protestolar hükümetin sübvansiyonları kesmeye başladığı Tunus’ta da görüldü. Burada da kamu çalışanlarının ücret artışlarına son verilmişti. 2019 yılında kamu borcu GSYH oranının yüzde 82’ye çıkması bekleniyor. Son olarak Sudan’da da ekmek fiyatlarına yönelik sübvansiyonlara son verileceği duyurulduğunda protestolar yaşandı. Bu ülkede de kamu borcu / GSYH oranının 2019 yılında yüzde 180’e ulaşması bekleniyor. Borç sürdürülebilirliği sorun olmaya devam ettikçe alınan bu tip önlemlerin diğer Afrika ekonomileri üzerinde de olumsuz etkileri olabilecektir.   

Mercekteki Ülkeler

Meksika: Merkez bankası temkinli

Mart ayı merkez bankası toplantısına ait –ki bu toplantıda politika faiz oranı yüzde 8,25’te sabit tutulmuştu- yayınlanan son notlar kurul üyelerinin çoğunun çekirdek enflasyonu endişe verici bulmaya devam ettiğini gösteriyor. Çekirdek enflasyon uzun süredir yüzde 3,6’da. Enflasyon riski yukarı yönde artmış durumda. Halihazırdaki belirsizlik ortamı içinde merkez bankası döviz kuru oynaklığının fiyatlara geçişini, ABD’nin para politikasını ve yurtiçindeki durgun koşulları takip etmeye devam edecek. Bunlardan son ikisi enflasyon için olumlu olsa da işsizlikte biraz artışla sonuçlanabilir. Son üç ayda işsizlik yüzdelik 0,2 puan artışla yüzde 3,5 oldu. Ancak, Devlet Başkanı Andrés Manuel López Obrador’un (AMLO) yarattığı politik dalgalanmalar nedeniyle döviz kuru oynaklığı riski de devam edecektir. 16 Nisan’da AMLO, bakanlarına eski devlet başkanının eğitim reformunu görmezden gelmelerini söyledi. Buna ek olarak ABD’nin ticaret ve göç politikaları ve Pemex’in finansal durumu da piyasalarda potansiyel oynaklık yaratıyor. Bu nedenle sonbahara kadar herhangi bir faiz indirimine gidilmesini beklemiyoruz.          

Bulgaristan: Yıla güzel bir başlangıç

Ocak ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak aylık yüzde 3,6 artan sanayi üretimi Şubat ayında da yüzde 1,5 arttı. Ocak ayındaki artışın daha yüksek olmasında Aralık 2018’de üretimin aylık yüzde 2,1 düşmesi ve bu nedenle endeksin gerilemiş olması da rol oynadı. İş günlerine göre düzeltilmiş yıllık artışa bakıldığında Ocak ayında yüzde 2,6 büyüyen sanayi üretiminin Şubat ayında imalat sanayii üretimindeki yıllık yüzde 9,1’lik artış sayesinde yüzde 6,6 büyüdüğü görülüyor. Şubat ayında otomotiv endüstrisindeki belirgin toparlanma üretimin yıllık yüzde 12,8 artmasıyla devam etti (Ocak ayında bu artış yüzde 4,5’ti). Bu rakamlar seneye iyi bir başlangıç yapıldığını gösteriyor ve yüzde 2,8’lik 2019 yılı GSYH büyümesi tahminimizi destekliyor. Bu aslında 2018 yılında tamamen yurtiçi talep sayesinde yüzde 3,1 büyüyen ekonomide biraz yavaşlama yaşanacağı anlamına da gelmekte. Geçtiğimiz sene tüketici harcamaları yüzde 6,4, kamu harcamaları yüzde 4,7 ve sabit yatırımla yüzde 6,5 artmıştı. Diğer yandan, ihracatın yüzde 0,8 küçülmesi ve ithalatın yüzde 3,7 artması net ihracatın 2018 yılı büyümesine yüzdelik bazda 2,9 puanlık negatif katkı yapmasına neden olmuştu.       

Güney Afrika: Yetersiz elektrik arzı ekonomiyi vuruyor

Genel seçimlere üç hafta kala ANC’nin hakimiyeti devam ediyor, ekonomik durgunluk da... Ekonomik darboğazların hepsinin başında ise yetersiz elektrik arzı geliyor. Elektrik üretimi 2011 yılından bu yana yüzde 4,4 azaldı. Elektrik üretiminde yapısal olarak bir zayıflık var. 2019 yılının ilk çeyreğinde üretim kapasitesi daha da kötüleşerek yüzde 64’e geriledi (uzun dönemli olarak bakıldığında da ortalama yüzde 75). Eskom’un elektriğe ulaşımı iyileştirebilmesi için taze nakde ihtiyacı var ve bunun sadece bir kısmı kamu finansmanı tarafından karşılanabilir. Bütçe açığı sene sonunda GSYH’nin yüzde 5’ini bulacaktır ve kamu borcunun GSYH’ye oranının da yüzde 60’a ulaşması bekleniyor. Özellikle de madencilik ve imalat gibi elektrik yoğun sektörler için Düşük elektrik üretimi büyümenin geleceğini de tehlikeye atıyor. Bu sektörlerin 2019 yılı 1. çeyreğinde üretimlerinin sırasıyla çeyreklik bazda yüzde 2,5 ve yüzde 1,5 azalması mümkün. Sonuç olarak yılın ilk çeyreğinde GSYH’nin bir kere daha negatif gelmesi ve yüzde -0,5 olması mümkün (ülke 2018 yılının ilk yarısında zaten resesyondaydı). 2019 yılı büyümesi de en fazla yüzde 1 olacaktır (kişi başı -yüzde 0,5).    

Hindistan: Ekonomik durum iyileşiyor

Hindistan’da seçim mevsimi. 2019 yılı Lok Sabha (Alt meclis) seçimleri 11 Nisan’da başladı ve Mayıs ayının sonunda ülkenin yeni bir hükümeti olacak. Seçim anketleri Başbakan Modi’yi favori aday olarak öne çıkarıyor ama Modi, Hindistan Ulusal Kongresi (INC) partisi lideri Rahul Gandhi’nin zorlu muhalefetiyle karşı karşıya. Seçim Hindistan için önemli bir döneme denk geldi. Ocak ve Şubat ayı verileri çok cesaretlendirici olmasa da Mart ayında ekonomik verilerde biraz iyileşme vardı. İhracat yıllık yüzde 2,4’ün ardından Mart ayında yüzde 11 arttı. Aynı ay, önceden yüzde 2,9 olan toptan fiyatların yıllık yüzde 3,2’ye çıkmasıyla deflasyonist baskılar durulmaya başladı. Sene başından beri yapılan iki faiz indirimiyle kredi koşullarında iyileşme oldu. Hükümetin seçimden önce hanehalkı için; doğrudan nakit transferleri ve vergi indirimleri duyurmasıyla mali politikalar da destekleyici hale geldi. Tüm bu gelişmelerden dolayı ekonomik büyümenin 2019-20 mali yılında yüzde 7,1 ile sağlam olmasını bekliyoruz.

Takvim / Neleri Takipte Olacağız?

 

19 Nisan         Japonya Mart ayı enflasyon

22 Nisan         Litvanya Mart ayı sanayi üretimi

22 Nisan         Türkiye Nisan ayı tüketici güven endeksi

22 Nisan         Brezilya Nisan ayı iş çevreleri güven endeksi

22 Nisan         Tayvan Mart ayı ihracata yönelik siparişler

22 Nisan         Kolombiya Şubat ayı aylık faaliyet endeksi

23 Nisan         Polonya Mart ayı perakende satışlar

23 Nisan         Meksika Mart ayı işsizlik oranı

24 Nisan         Polonya Nisan ayı iş çevreleri güven endeksi

23 Nisan         Ukrayna Mart ayı sanayi üretimi

24 Nisan         Almanya Nisan ayı Ifo iş çevreleri anketi

24 Nisan         Fransa Nisan ayı iş çevreleri güven endeksi

24 Nisan         Güney Afrika 1.Ç. tüketici güven endeksi

24 Nisan         Arjantin Mart ayı ticaret dengesi

 

FERAGATNAME

Bu değerlendirmeler her zaman aşağıdaki feragatnameye tabidir.

Bu materyal, bir Allianz şirketi olan Euler Hermes SA tarafından yayınlanmıştır ve sadece bilgilendirme amaçlıdır, tavsiye amaçlı olarak değerlendirilmemelidir. Bu yayını okuyanlar burada paylaşılan bilgileri kendilerine göre bağımsız şekilde değerlendirmeli ve sadece bu bilgilere dayanarak karar almamalıdır. Bu materyal, bizim onayımız olmaksızın çoğaltılmamalı ve hiçbir belgeye eklenmemelidir. Yasaklanmış̧ olabileceği hiçbir yargı alanında dağıtımına kalkışılmamalıdır. Bu bilginin güvenilirliği bağımsız olarak Euler Hermes tarafından doğrulanmamıştır ve bilginin doğruluğu ile bütünlüğü hakkında Euler Hermes hiçbir şekilde (söyleyerek veya ima yoluyla) temsil veya garantide bulunmamakta, bu bilgiye güvenmek ve onu kullanmak nedeniyle doğabilecek hiçbir sorumluluk ve yükümlülüğü kabul etmemektedir. Aksi belirtilmedikçe, sadece Euler Hermes Finans Departmanı’nın tüm görüş ve tahminleri bu tarihten itibaren hiçbir bildirim olmaksızın değiştirilebilir. Euler Hermes SA, Fransa Mali Pazar Yetkilisi tarafından yetkilendirilmiş ve düzenlenmiştir.

Bu değerlendirmeler aşağıdaki feragatnameye tabidir.

Geleceğe Dair İfadelerle İlgili Temkin Notu: Burada yer alan ifadelerin bazıları gelecekle ilgili beklentiler ve yönetimin mevcut görüş ve varsayımlarına dayalı ileriye dönük ifadeler olabilir. Bu ifadeler bilinen ve bilinmeyen riskler içerdiğinden bu durum, gerçek sonuçların, performansın veya olayların, bu ifadelerde belirtilen veya ima edilenden farklı olmasına yol açabilir. Metin içeriği gereği ileriye yönelik ifadelerin yanı sıra, “olabilir”, “olacaktır”, “olmalıdır”, “beklenmektedir”, “planlanmaktadır”, “amaçlanmaktadır”, “beklemektedir”, “inanmaktadır”, “tahmin etmektedir”, “öngörmektedir” veya “devam etmektedir” gibi kelimeler ileriye yönelik ifadelere örnek teşkil etmektedir. Gerçek sonuçların, performansın veya olayların, bu ifadelerde belirtilenden farklı olmasına yol açan sebepler, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla şöyle sıralanabilir: (i) genel ekonomik koşullar özellikle de Allianz SE’nin temel iş kolundaki ve ana pazarlarındaki ekonomik koşullar, (ii) gelişmekte olan piyasalar da dahil olmak üzere finans piyasalarının performansı, (iii) sigortalı zarar olaylarının ciddiyeti ve sıklığı, (iv) hastalık ve ölüm oranları ve trendleri, (v) kalıcılık seviyeleri, (vi) kredi temerrütlerinin boyutu (vii) faiz oranları, (viii) Euro-Dolar paritesi de dahil olmak üzere döviz kurları, (ix) değişen rekabet düzeyleri, (x) para yığılması ve Avrupa Para Birliği de dahil olmak üzere kanun ve yönetmeliklerdeki değişiklikler, (xi) Merkez Bankalarının ve/veya yabancı hükümetlerin politikalarındaki değişiklikler, (xii) şirket alımlarının etkileri ve ilgili birleşme konuları, (xiii) yeniden yapılanma önlemleri ve (xiv) genel rekabet faktörleri (her durum için yerel, bölgesel, ulusal ve/veya global bazda). Bu faktörlerin çoğunun terörist faaliyetlerin sonucunda meydana gelmesi veya kuvvetlenmesi daha muhtemeldir. Burada bahsi geçen konular zaman zaman Allianz SE’nin ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu’na sunduğu dosyalarda açıklanan riskleri ve belirsizlikleri de içerebilir. Grup, burada yer alan geleceğe dair bilgilerin güncellenmesi konusunda hiçbir yükümlülük üstlenmemektedir.