24 Nisan 2019 Haftalık İhracat Risk Raporu

Euler Hermes Ekonomik Araştırmalar

Haftalık İhracat Risk Görünümü

24 Nisan 2019

Haftanın Verisi:Singapur 2019 yılı 1. çeyrek yıllık GSYH büyümesi yüzde 1,3

Manşetlerde

Ukrayna: Yeni bir cumhurbaşkanı, yeni bir dönem?

Hiç bir siyasi tecrübesi olmayan komedyen Vladimir Zelenskiy 21 Nisan’da gerçekleştirilen devlet başkanlığı ikinci turunu, oyların yüzde 73’ünü alarak üstün bir galibiyetle kazandı. Halihazırda görevde olan Devlet Başkanı Petro Poroşenko ise sadece yüzde 24 oy alabildi. Zelenskiy henüz parlamentoda bir zemine sahip olmadığı için, seçim sonucunun Ekim 2019’da gerçekleştirilmesi planlanan yasal oylamaya kadar, politika kesintisini çok önemli ve gerekli IMF reformları da dahil şiddetlendireceği öngörülüyor. Erken seçim buna bir çözüm olabilir ama böyle bir senaryoyu olası kılacak net herhangi bir prosedür yok. Poroşenko’nun görev süresi boyunca ortaya çıkan başarısızlıklarının başında; IMF reformları konusunda zayıf kalması, yolsuzlukla mücadele konusunda çok az yol kat etmesi ve Ukrayna’nın doğusunda Rusya’nın desteklediği ayaklanmalarla ilgili neredeyse hiç gelişme kaydetmemesi yer alıyor. Bunlardan son ikisiyle ilgili sonuç almak Zelenskiy’nin seçim kampanyasındaki en önemli sözler arasında yer alıyordu ama her iki başlık için de önümüzdeki iki sene boyunca hızlı ve belirgin çözümler beklemiyoruz. Kısa vadede yeni cumhurbaşkanını bekleyen önemli ekonomik zorluklar var. Bunlardan biri de Rusya’nın Haziran ayından itibaren Ukrayna’ya petrol ve kömür ihracatını yasaklaması. Rusya’nın Ukrayna’nın petrol ithalatında yüzde 35, kömür ithalatında yüzde 65’lik payı olduğu düşünüldüğünde her iki maddeye yönelik arz sıkıntıları yaşanması yüksek ihtimal. Bunun sonucu olarak 2019 yılının ikinci yarısında enflasyon da artacaktır.      

Fransa: Biriken stoklar

Nisan ayında iş çevreleri güven endeksi 101 puanla Haziran 2015’ten beri görülen en düşük seviyeye geriledi. Bu da, Fransız şirketlerinin daha fazla stokla karşı karşıya olduğu sinyalini veriyor. Bitmiş mal stokları Mart ayından beri yükseliyor ve Nisan ayında da yüksek seviyede kalmaya devam etti. Geçtiğimiz senenin son çeyreğinde talepteki durgunluğun ardından talebin canlanacağı beklentisiyle imalat sanayiinde üretimin Ocak-Şubat ayları boyunca artması stoklardaki artışın başlamasına neden olmuştu. Ancak, Ocak ve Şubat aylarında yurtiçi talepte beklenen canlanmanın yaşanmaması stoklarda yığılmayla sonuçlandı. Sonuç olarak, Nisan ayında iş çevreleri güven anketinin üretim endeksi belirgin şekilde kötüleşti. Oto üreticileri, otomotiv sanayii tedarikçileri, kimya ve metal sektörleri bu durumdan en kötü etkilenen ve en yüksek stok seviyelerine sahip sektörlerdi. Genel olarak baktığımızda birkaç çeyrektir devam eden istikralı yatırım artışlarından sonra geçtiğimiz sene yüzde 85,3 olan kapasite kullanım oranı yüzde 84,4’e geriledi. Bu da inşaat gibi bazı sektörlerdeki işe alım problemlerine rağmen arz yönlü gerilimlerin biraz gevşediği anlamına geliyor. Sonuç olarak bu son gelişmeler 2019 yılı için yüzde 1,2 olan GSYH büyümesi senaryomuzu destekliyor.         

Singapur: Kömür madeninde kanarya

“Kömür madeninde kanarya” ifadesi bazı tehlikeli durumlar için uyarı anlamına geliyor. Ticari ve finansal olarak merkezi konumlardan birinde olması Singapur’a ait veri ve politika açıklamalarının genel olarak küresel ekonomik döngüler için öncü göstergeler olarak yorumlanmasına neden oluyor. Buna istinaden son yayınlanan veriler küresel ekonominin kırılgan bir durumda olduğuna işaret ediyor. Öncelikle, ilk çeyrek GSYH büyümesine ilişkin ilk tahminler yıllık olarak büyümede bir yavaşlama olduğunu gösteriyor. 2018 yılı son çeyreğinde yıllık yüzde 1,9 olan büyüme 2019 yılı ilk çeyreğinde yüzde 1,3’e geriledi. Bunda imalat sanayiindeki üretimdeki düşüş etkili oldu (yıllık yüzde -1,9). İkinci olarak, aylık göstergeler Mart ayında ekonomik faaliyetlerin zayıf kaldığını gösteriyor. Petrol dışı yurtiçi ihracat Şubat ayındaki yüzde 4,8’lik artıştan sonra, yıllık yüzde 11,7 azaldı. Önümüzdeki dönem için sene sonuna doğru büyümenin hızlanmasını ve 2019 yılı genelinde yüzde 2,3 olmasını bekliyoruz (2018 yılında büyüme yüzde 3,2’ydi). İş çevreleri anketlerinde hafif bir yükselme var. İmalat sanayii PM Endeksi Şubat ayındaki 50,4 seviyesinden Mart ayında 50,8 puana çıktı. Bunda hem yurtiçi hem de yurtdışı yeni sipariş artışları etkili oldu. Diğer yandan, merkez bankasından da ılımlı sinyaller geliyor. Banka, beklentilerden düşük gelen enflasyon ve zayıf büyüme görünümü ışığında şimdilik politika faiz oranını sabit tutacağını açıkladı.         

  ABD: Tüketim yeniden artıyor ama konut piyasasında durum hâlen kötü

Son üç ayın ikisinde düşüş gösteren perakende satışlar Mart ayında aylık yüzde 1,6’lık keskin bir çıkışla yeniden arttı. Bu artışta, artan petrol fiyatlarının bir yan etkisi olarak üst üste ikinci ayda da yükselmeye devam eden (aylık yüzde 3,5) benzin satışları etkili oldu. Otomotiv satışları aylık yüzde 2,1’lik çıkışla son üç aydır ilk kez artış gösterdi. İhtiyari harcamaların da bir göstergesi sayılan restoran satışları aylık yüzde 0,8’lik güçlü bir artışla yıllık artış rakamını da yüzde 4,3’e taşıdı. Oynak bileşenlerden ayırdıktan sonra GSYH’nin de bir parçası olan çekirdek satışlar aylık yüzde 1, yıllık yüzde 3,5’lik güçlü bir artış sergiledi. Konut verileri ise o kadar cesaretlendirici değildi. Mevcut konut satışları son beş aydır dördüncü kez düştü ve yıllık oranın yüzde 5,4 azalmasına neden oldu. Konut başlangıçları ve izinleri ikinci kez düştü ve yıllık oranlar sönük bir performans sergileyerek sırasıyla yüzde -14,2 ve yüzde -6,5 oldu. Konut piyasasına ait tek olumlu gelişme aylık yüzde 4,5 artan yeni konut satışlarıydı ama bu da sadece yıllık oranı pozitif rakamlara (yüzde 3) çıkarmaya yetti. Böylece, son yedi aydır yıllık artış rakamı ilk kez pozitif oldu. Ne yazık ki, yeni konut pazarı mevcut konut pazarının sadece onda biri kadar.

Mercekteki Ülkeler

Kolombiya: 2019 yılına güzel başlangıç

2018 yılında yıllık yüzde 2,7 büyüyen GSYH sonrası, Kolombiya’nın aylık ekonomik faaliyet endeksi Şubat ayında Ocak ayına göre (yüzde +2,4) hızlanarak yüzde 2,8 büyüdü. ABD’de Fed’in sıkı para politikasına kısa bir ara vermesi Kolombiya’nın döviz kuru üzerindeki baskıların azalmasına yardımcı oldu. 2018 yılında ABD doları karşısında yüzde 8 değer kaybeden COB 2019 yılının başından bugüne kadar yüzde 2,3 değer kazandı. Enflasyonun istikrarlı olması Merkez Bankasının politika faiz oranını yüzde 4,25 gibi düşük bir oranda tutmasına izin veriyor. Bu olumlu ortamda, tüketici güveni de iyileşti ve Temmuz 2018’de dibi gören tüketici kredilerinin toparlanarak artış hızının ivme kazanmasına yardımcı oldu. Şubat ayında tüketici kredilerinin artış hızı yıllık yüzde 10’a geri döndü. Şirketler için de daha az oranda da olsa durum iyileşiyor. Sanayi üretiminde tersine bir eğilim görmeye başladık. Yine de, Venezuela krizi devam ediyor ve Kolombiya’nın kamu finansmanını etkilemeye devam ediyor. Bu da mali konsolidasyonun beklenenden daha yavaş olacağı anlamına geliyor. Hükümet bu sene için önceden yüzde 2,2 olan bütçe açığı GSYH oranı tahminini yüzde 2,7’ye yükseltti.   

Euro Bölgesi: Kamu finansmanlarında belirgin iyileşme var

Hükümetlerin mali konsolidasyon çabaları, güçlü ekonomik toparlanma ve AMB’nin yeniden finansman maliyetlerini aşağı çekmeye yönelik politika önlemleri sayesinde Euro Bölgesinin 2010 yılında GSYH’ye oranla yüzde 6,2 olan kamu açığı 2018 yılında yüzde 0,5’e geriledi. Bu çok önemli bir gelişme. Öyle ki, Euro birliğinin başlangıcından beri toplam kamu açığının GSYH’ye oranı hiç bu kadar düşük olmamıştı. Kıbrıs hariç tüm Euro Bölgesi ülkeleri yüzde -3 olan Maastricht kriterine uydu, hatta dokuz üye ülke açık bile vermedi. Ancak, borç miktarı konusunda bölge biraz daha geride. 2014 yılında borcun GSYH’ye oranı yüzde 92’yken 2018 yılında yüzde 81,5’e gerilemiş olsa bile hâlen 2007 krizi öncesi seviyesinin 20 baz puan üzerinde. Euro Bölgesi ülkelerinin 12 tanesinin borç oranının GSYH’nin yüzde 60’ından fazla olması endişe verici. Yunanistan, İtalya, Portekiz, Kıbrıs ve Belçika’da ise bu oran yüzde 100 seviyesinin bile üzerinde. Önümüzdeki dönemde olumlu gidişat terse dönebilir çünkü Euro Bölgesi’nde ekonomik ivme son aylarda belirgin şekilde yavaşladı ve sosyal memnuniyetsizlikler de artıyor. Bu da tüm yükü mali politikaların omzuna bindiriyor. Bölgenin bütçe açığı GSYH oranının yıllık ortalamasının 2019-2020 döneminde yüzde -1 olmasını bekliyoruz.       

İran: ABD’nin petrol ihracatı yaptırımlarına yönelik istisnalarında sona geliniyor

ABD hükümeti bu hafta; Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Türkiye’ye ABD yaptırımlarına rağmen İran’dan petrol ithal etmeleri durumunda uygulanan istisnaların 2 Mayıs’tan sonraya uzatılmayacağını açıkladı. Çin, Hindistan ve Türkiye güçlü eleştirilerde bulunmalarına rağmen yaptırımlara en azından kısmen uyacak gibi görünüyor. En azından Çin, ABD ile ticari anlaşma süreci devam ettiği sürece yaptırımlara uyacaktır ve Hindistan da ABD ile diplomatik bir anlaşmazlığa girmeyi riske etmeyecektir. Sonuç olarak, İran’ın üçte birinin nereye olduğu “gizli” tutulan petrol ihracatının günlük 1,9 milyar varilden 0,4-0,6 milyar varile gerilemesi bekleniyor. Yerel para cinsinden bir miktar ticaret ve takaslar devam edeceği için sıfırlanmayacaktır. Reel GSYH’nin 2019 yılında yüzde 5 azalacağı tahmin ediliyor. Diğer yandan, petrol fiyatı 74,5 dolar/varil ile 2019 yılının en yüksek rakamına ulaştı çünkü piyasalar Suudi Arabistan ve BAE’nin İran’ın ihracatındaki düşüşü tam olarak karşılayabileceğinden emin değil.      

Endonezya: Yurtiçi talep ekonomiye destek veriyor

Bölgedeki diğer birçok ekonomi gibi 2019 yılının ilk dört ayı Endonezya için de zorlu geçti. Ekonomik cephede ticari gelişmeler çok destekleyici değildi. Şubat ayında yıllık yüzde 11,8 küçülen ihracat Mart ayında da yüzde 10 geriledi. İthalat Şubat ayındaki yüzde 3,8’den sonra yıllık yüzde 6,8 düşüş gösterdi. Ancak, yurtiçi talep sağlamlığını korudu ve Şubat ayında perakende satışlar yıllık yüzde 9,1 arttı. Siyasi cephede 17 Nisan’da devlet başkanlığı ve milletvekili seçimleri gerçekleştirildi. Resmi sonuçlar henüz açıklanmamış olsa da büyük ihtimalle Mayıs ayında açıklanacak anketler görevdeki Devlet Başkanı Joko Widodo’nun (Jokowi) yeniden seçileceğine işaret ediyor. İş çevreleri güven endeksleri yakın dönemde yurtiçi faaliyetlerdeki artışın sürüklemesiyle ekonomik büyümenin artabileceğini gösteriyor. Şubat ayında 50,1 seviyesinde olan imalat sanayii PM endeksi Mart ayında 51,2 seviyesine çıktı. Politik kanatta Jokowi’nin hükümeti büyümeyi canlandıracak bir paket tasarlıyor. Merkez Bankasının bu sene sonuna doğru para politikasında gevşemeye gitmesini ve faiz oranını 25 baz puan indirmesini bekliyoruz.    

 

Takvim / Neleri Takipte Olacağız?

24 Nisan         Arjantin Mart ayı ticaret dengesi

25 Nisan         Güney Afrika 1. çeyrek GSYH

25 Nisan         Türkiye Merkez Bankası toplantısı

25 Nisan         Ukrayna Merkez Bankası toplantısı

26 Nisan         Fransa 1. çeyrek İşsizlik

26 Nisan         Rusya Merkez Bankası toplantısı

29 Nisan         Hong Kong Mart ayı ticaret verileri

30 Nisan         Brezilya Mart ayı işsizlik oranı

30 Nisan         AB ve Euro Bölgesi 1. çeyrek GSYH (flaş tahminler)

30 Nisan         Fransa 1. çeyrek GSYH

30 Nisan         Almanya Nisan ayı enflasyon (flaş tahmin)

30 Nisan         Macaristan Merkez Bankası toplantısı

30 Nisan         Meksika 1. çeyrek GSYH (flaş tahmin)

30 Nisan         Polonya Nisan ayı enflasyon (flaş tahmin)

30 Nisan         İspanya 1. çeyrek GSYH (flaş tahmin)

 

 

FERAGATNAME

Bu değerlendirmeler her zaman aşağıdaki feragatnameye tabidir.

Bu materyal, bir Allianz şirketi olan Euler Hermes SA tarafından yayınlanmıştır ve sadece bilgilendirme amaçlıdır, tavsiye amaçlı olarak değerlendirilmemelidir. Bu yayını okuyanlar burada paylaşılan bilgileri kendilerine göre bağımsız şekilde değerlendirmeli ve sadece bu bilgilere dayanarak karar almamalıdır. Bu materyal, bizim onayımız olmaksızın çoğaltılmamalı ve hiçbir belgeye eklenmemelidir. Yasaklanmış̧ olabileceği hiçbir yargı alanında dağıtımına kalkışılmamalıdır. Bu bilginin güvenilirliği bağımsız olarak Euler Hermes tarafından doğrulanmamıştır ve bilginin doğruluğu ile bütünlüğü hakkında Euler Hermes hiçbir şekilde (söyleyerek veya ima yoluyla) temsil veya garantide bulunmamakta, bu bilgiye güvenmek ve onu kullanmak nedeniyle doğabilecek hiçbir sorumluluk ve yükümlülüğü kabul etmemektedir. Aksi belirtilmedikçe, sadece Euler Hermes Finans Departmanı’nın tüm görüş ve tahminleri bu tarihten itibaren hiçbir bildirim olmaksızın değiştirilebilir. Euler Hermes SA, Fransa Mali Pazar Yetkilisi tarafından yetkilendirilmiş ve düzenlenmiştir.

Bu değerlendirmeler aşağıdaki feragatnameye tabidir.

 

Geleceğe Dair İfadelerle İlgili Temkin Notu: Burada yer alan ifadelerin bazıları gelecekle ilgili beklentiler ve yönetimin mevcut görüş ve varsayımlarına dayalı ileriye dönük ifadeler olabilir. Bu ifadeler bilinen ve bilinmeyen riskler içerdiğinden bu durum, gerçek sonuçların, performansın veya olayların, bu ifadelerde belirtilen veya ima edilenden farklı olmasına yol açabilir. Metin içeriği gereği ileriye yönelik ifadelerin yanı sıra, “olabilir”, “olacaktır”, “olmalıdır”, “beklenmektedir”, “planlanmaktadır”, “amaçlanmaktadır”, “beklemektedir”, “inanmaktadır”, “tahmin etmektedir”, “öngörmektedir” veya “devam etmektedir” gibi kelimeler ileriye yönelik ifadelere örnek teşkil etmektedir. Gerçek sonuçların, performansın veya olayların, bu ifadelerde belirtilenden farklı olmasına yol açan sebepler, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla şöyle sıralanabilir: (i) genel ekonomik koşullar özellikle de Allianz SE’nin temel iş kolundaki ve ana pazarlarındaki ekonomik koşullar, (ii) gelişmekte olan piyasalar da dahil olmak üzere finans piyasalarının performansı, (iii) sigortalı zarar olaylarının ciddiyeti ve sıklığı, (iv) hastalık ve ölüm oranları ve trendleri, (v) kalıcılık seviyeleri, (vi) kredi temerrütlerinin boyutu (vii) faiz oranları, (viii) Euro-Dolar paritesi de dahil olmak üzere döviz kurları, (ix) değişen rekabet düzeyleri, (x) para yığılması ve Avrupa Para Birliği de dahil olmak üzere kanun ve yönetmeliklerdeki değişiklikler, (xi) Merkez Bankalarının ve/veya yabancı hükümetlerin politikalarındaki değişiklikler, (xii) şirket alımlarının etkileri ve ilgili birleşme konuları, (xiii) yeniden yapılanma önlemleri ve (xiv) genel rekabet faktörleri (her durum için yerel, bölgesel, ulusal ve/veya global bazda). Bu faktörlerin çoğunun terörist faaliyetlerin sonucunda meydana gelmesi veya kuvvetlenmesi daha muhtemeldir. Burada bahsi geçen konular zaman zaman Allianz SE’nin ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu’na sunduğu dosyalarda açıklanan riskleri ve belirsizlikleri de içerebilir. Grup, burada yer alan geleceğe dair bilgilerin güncellenmesi konusunda hiçbir yükümlülük üstlenmemektedir.