6 Haziran 2019 Haftalık İhracat Risk Raporu

Haftanın Verisi: Yunanistan 2019 yılı ilk çeyrek çeyreklik büyüme hızı yüzde 0,2

Manşetlerde

Yunanistan: Ekonomi doğru yönde ilerliyor

Bir önceki çeyrekte, çeyreklik bazda yüzde 0,1 daralan Yunan ekonomisi 2019 yılının ilk çeyreğinde GSYH’nin çeyreklik bazda yüzde 0,2’lik büyümesiyle yeniden pozitif büyüme eğilimini yakaladı. Bunda, daha çok yurtiçi faaliyetler etkili oldu. Ülke son yıllarda ekonomiyi olumlu etkileyecek kuşkusuz birçok önemli ilerleme kaydetti ve büyüme görünümü de belirgin şekilde iyileşti. Yine de, 10 yıldır süren aşağı yönlü gidişat düşünüldüğünde bu durum ekonomik toparlanma anlamında sadece küçük bir adım sayılır. Ülkenin ekonomik toparlanmasının sürdürülebilirliğinin kısa vadeli olmaması için hâlen 1960’lar seviyesinde olan yatırımların ciddi anlamda yeniden hızlanması gerekecek. Bunun için de öncelikle; siyasi istikrar ve iş çevrelerini cesaretlendirecek koşullar gerekiyor. Bu bağlamda reform sürecine bağlı kalınması kesinlikle çok önemli ve hükümetin son dönemde bu süreci sekteye uğratması tam da bu nedenle çok endişe verici. Temmuz ayında gerçekleştirilecek genel seçimler bu aşamada yukarı yönlü bir risk oluşturuyor çünkü anketlerde önde yer alan Yeni Demokrasi partisi daha düşük vergileri de içeren “daha iş çevreleri dostu” bir politika karması vaat ediyor. Genel olarak değerlendirdiğimizde 2019 yılı için yüzde 2 olan GSYH büyümesi tahminimizi koruyoruz.        

Fransa: Kâr marjlarında artış

Son çeyreklerde Fransız şirketlerinin kâr marjları ciddi dalgalanmalar gösterdi. 2018 yılının ikinci çeyreğinde kâr marjı ortalaması yüzde 30,9’la son dört senenin en düşük seviyesini görürken 2019 yılı ilk çeyreğinde yüzde 32,6’yla son 10 yılın en yüksek oranına çıktı. 2018 yılındaki zayıflama, büyük oranda; daha yüksek petrol fiyatları ve bu artışa ayak uydurmakta zorlanan tarımsal gıda, perakende ve ulaşım sektörleri ile tüketiciye bağlı perakende ve tüketici malları sektörlerindeki nakit sıkıntıları nedeniyle ortaya çıktı. 2019 yılının ilk çeyreğinde 2018 yılının son çeyreğine göre marjlardaki yüzdelik bazda 1,1 puanlık artış ise tamamen daha düşük sosyal güvenlik katkılarından kaynaklandı. Bir çeşit vergi indirimi olan CICE’nin sonlandırılması sosyal güvenlik katkıları azaltılarak telafi edilmeye çalışıldığı için genel olarak bakıldığında şirket bilançolarında belirgin bir etki yaratması beklenmiyor. Fakat diğer vergi indirimleriyle (daha düşük kurumlar vergisi, Pacte yasası[1] sonucu üretime yönelik daha düşük vergiler) toplam vergilerin kârâ oranı 2017’deki yüzde 62,6’ya göre 2019 yılında yüzde 58’e düşecektir. Kâr marjı açısından inşaat sektörü diğerlerine göre ters bir eğilim gösterdi ve sektör marj ilk çeyrekte yüzdelik bazda 0,9 puan düşerek yüzde 35,2’ye geriledi. Bu durum, tamamen daha yüksek ücretlerle (yüzde 3,4) açıklanabilse de, şirketlerin yüzde 28’sinin “geç ödeme” ve “ödeyememe” arasında artan bir korelasyona sahip olduğu bir sektör için hayli riskli.          

Gelişmekte olan ülkeler: Baskı altında

Gelişmekte olan ülkelerde (GoÜ) ekonomik çevrimlerde hızlı bir kötüleşme var ve bu ülke grubu için oluşturduğumuz GoÜ Toplu imalat sanayii PM Endeksimizin Mayıs ayında 49,6 puana gerilemesi de bunu teyit ediyor. Ağustos 2016’dan beri yeniden ilk kez resesyon bölgesi sayılan 50 puan altına düşüldü. Mayıs ayı rakamı Mart ayının 1,1 puan altında. Çin’in kendi resmi PM Endeksinin 49,4 ile 50 puan altına gerilemesiyle Çin’in ekonomiyi canlandırma önlemlerine yönelik umutların da sonuna gelinmiş oldu. ABD’nin; Çin, Meksika ve Hindistan’a yönelik gümrük vergilerini arttırması ve bunun karşılığında da söz konusu ülkelerin karşı uygulamalara başlaması ticari engellerin artmasına ve ticarete açık GoÜ’nün PM endekslerinin 48,6’yla üst üste dokuzuncu ayda da 50 puan seviyesinin altında kalmasına yol açtı. Böylece bu ülke grubu GoÜ içinde en zayıf performansı sergileyen alt grup oldu. Ancak zorluklar şimdi diğer GoÜ’lere de sıçrıyor. Artan döviz kuru baskıları nedeniyle PM endeksleri 48,9 ile 50 seviyesinin altında. Ayrıca, önceki sıkıntılı dönemlerden farklı olarak henüz petrol fiyatı baskıları da henüz ortadan kalkmadı. Gösterge Brent petrol fiyatı sene başından bu yana varil başı ortalama 65 Dolar ile Ağustos 2016’daki 45dolar seviyesinin hayli üzerinde. Bu da, Mayıs ayında 49,8 puanlık (Ağustos 2016’da 50,7) alt grup PM endeks ortalamasına sahip petrol ithalatçısı GoÜ grubu ülkeler için ufukta bir rahatlama olmadığı anlamına geliyor          

Mercekteki Ülkeler

ABD: Faiz indirimi gelebilir

Fed yetkilileri bu sene için faiz indirimi sinyalleri vermeye başladı ve bunun başlıca gerekçesi de; artan ticari sıkıntılara ve negatif eğilimli getiri eğrisine yönelik kaygılar. Son dönemde, faiz indirimi yönünde yapılan bazı açıklamalar arasında şunlar yer aldı: St. Louis Fed Başkanı Bullard: “Politika oranında çok yakında aşağı yönde bir ayarlama yapılabilir”, Başkan Yardımcısı Clarida “Eğer büyüme beklenenin altında kalırsa buna uygun bir politikayı devreye sokarız”, Başkan Powell “Ekonomik büyümenin sürdürülebilmesini sağlayacak şekilde hareket edeceğiz”. Finansal piyasalar artık Eylül ve Aralık aylarında faiz indirimi olma ihtimallerini sırasıyla yüzde 90 ve yüzde 80 olarak belirledi ve son dokuz gündür getiri eğrileri terse dönmüş durumda. Son veriler bu endişeleri destekliyor. Reel kişisel harcamalar son beş ayda üçüncü kez düştü ve artış oranını da yıllık yüzde 3,1’den yüzde 2,7’ye indi. Reel kişisel gelir de yıllık yüzde 2,2’lik hafif bir artışta. ISM imalat sanayii endeksi 52,8 puandan 52,1 puana gerileyerek neredeyse son üç senenin en düşük oranına geriledi. Vergi sonrası şirket kârları ilk çeyrekte yine azaldı (üst üste ikinci çeyrek) ve yıllık artış hızı yüzde 11,1’den yüzde 1,6’ya indi.       

İsveç: Büyümenin olumlu sürpriz yapması kırılganlıkları maskeliyor

İlk çeyrek GSYH büyümesi çeyreklik bazda yüzde 0,6 gelerek olumlu bir sürpriz yaptı. Ancak, genel ortalama yükselişte olan bazı kırılganlıkları maskeliyor. Tüketici harcamaları yüzde 0,2’lik düşüş yaşadı, kamu harcamaları yüzde 0,1’e geriledi ve yatırım harcamaları yüzde 0,4 azaldı. Genel olarak bakıldığında yurtiçi talep ilk çeyrek GSYH büyümesinden yüzdelik bazda 0,1 puan çalarken net ihracat büyümeye yüzdelik bazda 0,7 puanlık güçlü bir katkıda bulundu. Ancak, net ihracatın olumlu katkısı da ithalattaki yüzde 0,7’lik keskin düşüş ve ihracattaki yüzde 0,8’lik yavaş artıştan kaynaklandı. Almanya, ABD ve İngiltere İsveç’in en büyük beş ihracat destinasyonu arasında yer aldığı için önümüzdeki dönemde, artan ticari belirsizlikler ve Brexit ülkenin ihracat performansı üzerinde baskı yaratmaya devam edecek. İşsizlik 2007 yılından beri görülen en düşük seviyeye gerilemiş olmasına rağmen reel ücretlerde artış görülmemesi yurtiçi talebin zayıf seyredeceğini düşündürüyor. Konut izinleri ve fiyatlarının 2018 yılı ortasından beri baş aşağı gittiği konut sektöründe de riskler devam ediyor. Hanehalkı borçları da endişelendirici. Bu nedenle, Merkez Bankası’nın 2020 sonuna kadar faiz oranlarını sabit tutması ve makro ihtiyati önlemler uygulaması bekleniyor. Genel olarak değerlendirildiğinde 2019 ve 2020 yılları için büyüme tahminlerimiz sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 1,4.   

Güney Afrika: Yolun sonunda

Güney Afrika 2019 yılının ilk çeyreğinde yıllık yüzde -2,3 GSYH büyümesi ile ciddi elektrik sıkıntısı problemleriyle karşı karşıya kaldı ve bu sıkıntılar; büyümeyi (çeyreklik bazda yüzde -0,8) ve bütçe dengesi hedeflerini (2019 yılında bütçe açığı GSYH oranının %5,5 olması) olumsuz etkiledi. İlk çeyrek büyümesi 10 sene önce yaşanan Küresel Resesyondan beri görülen en kötü büyümeydi ve Güney Afrika’nın artık 2019’da stagnasyona (ekonomik durgunluk) girmesi bekleniyor. Büyümenin yavaşlaması kamu borcunu da daha kötü bir yörüngeye soktu ve bu yüzden kamu borcunun GSYH’ye oranının 2020 yılında yüzde 62,5’e ulaşmasını bekliyoruz. KOBİ’lerin nakit sıkıntıları da taze paraya olan ihtiyaç anlamına geliyor ve bunun da genel kamu borç oranı üzerinde bir etkisi olacaktır (mevcut durumun bunu garantilediği düşünülürse yüzdelik bazda +12 puan). Önümüzdeki döneme bakacak olursak, KOBİ’lerin borç problemleri son beş çeyrektir daralan yatırımların kötüleşmeye devam edeceği anlamına geliyor. Özel sektör tarafında da durumun çok parlak olduğu söylenemez. 2019 yılının ilk çeyreğinde büyüme çeyreklik bazda yüzde -0,2’yle 2016 yılının ilk çeyreğinden beri ilk kez küçülme gösterdi ve Mayıs ayında araba tescillerinde düşüş (yıllık yüzde -5,7) devam etti.     

Endonezya: Olumsuz dış gelişmelere rağmen büyüme sağlam kalacağa benziyor

2018 yılı son çeyreğinde yıllık yüzde 5,2 olan reel GSYH büyümesi bu yılın ilk çeyreğinde biraz daha yavaşlayarak yüzde 5,1’e geriledi. 4. çeyrekte yüzde 6 olan sabit yatırımların artış hızı halen güçlü olsa da yıllık yüzde 5’e geriledi. Bunun ana sebebi ulaşım ekipmanı harcamalarındaki yüzde 7’lik düşüştü ve büyük ihtimalle bu düşüş hükümetin sermaye malı ithalatını ve dolayısıyla 2018 yılında genişleyen cari işlemler açığını kontrol etmeye çalışmasından kaynaklandı. 2018 yılı son çeyreğinde yıllık yüzde 4,6’yken bu sene ilk çeyrekte yüzde 5,1 olan kamu harcamaları bunu kısmen telafi etti ve yüzde 5,2 ile istikrarlı devam eden özel tüketim harcamaları da dengeleyici oldu. Dış ticaret faaliyetleri ilk çeyrek büyümesine olumlu katkı yaptı ama bunun nedeni ihracatın ithalatı aşması değil ithalattaki yıllık yüzde -7,8’lik keskin düşüşün ihracatın hayal kırıcı performansından (yüzde -2,1) daha kötü olmasındandı. Diğer yandan, S&P, Endonezya’nın uzun dönem ülke not ortalamasını BBB-’den BBB’ye çıkardı (istikrarlı bir görünümle) ve buna gerekçe olarak; Devlet Başkanı Widodo’nun yeniden seçilmesiyle oluşan güçlü büyüme görünümü ve olumlu kamu finansmanı durumunu gösterdi. 2019-2020 döneminde GSYH’nin yıllık olarak yüzde 5’in biraz üzerinde büyüyeceğini tahmin ediyoruz. 

Takvim / Neleri Takipte Olacağız?

6 Haziran        Euro Bölgesi 1. çerek GSYH (detaylarla)

6 Haziran        Almanya Nisan ayı fabrika siparişleri

6 Haziran        Ukrayna Merkez Bankası toplantısı

7 Haziran        Kanada Mayıs ayı istihdam raporu

7 Haziran        Fransa Nisan ayı sanayi üretimi

7 Haziran        Fransa Nisan ayı ticaret dengesi

7 Haziran        Almanya Nisan ayı sanayi üretimi

7 Haziran        Macaristan Mayıs ayı enflasyon

7 Haziran        ABD Mayıs ayı istihdam raporu

10 Haziran      İngiltere Nisan ayı GSYH

10 Haziran      Ukrayna Mayıs ayı enflasyon

11 Haziran      Çekya Mayıs ayı enflasyon

12 Haziran      Romanya Mayıs ayı enflasyon

12 Haziran      Türkiye Merkez Bankası toplantısı

13 Haziran      Euro Grup toplantısı

FERAGATNAME

Bu değerlendirmeler her zaman aşağıdaki feragatnameye tabidir.

Bu materyal, bir Allianz şirketi olan Euler Hermes SA tarafından yayınlanmıştır ve sadece bilgilendirme amaçlıdır, tavsiye amaçlı olarak değerlendirilmemelidir. Bu yayını okuyanlar burada paylaşılan bilgileri kendilerine göre bağımsız şekilde değerlendirmeli ve sadece bu bilgilere dayanarak karar almamalıdır. Bu materyal, bizim onayımız olmaksızın çoğaltılmamalı ve hiçbir belgeye eklenmemelidir. Yasaklanmış̧ olabileceği hiçbir yargı alanında dağıtımına kalkışılmamalıdır. Bu bilginin güvenilirliği bağımsız olarak Euler Hermes tarafından doğrulanmamıştır ve bilginin doğruluğu ile bütünlüğü hakkında Euler Hermes hiçbir şekilde (söyleyerek veya ima yoluyla) temsil veya garantide bulunmamakta, bu bilgiye güvenmek ve onu kullanmak nedeniyle doğabilecek hiçbir sorumluluk ve yükümlülüğü kabul etmemektedir. Aksi belirtilmedikçe, sadece Euler Hermes Finans Departmanı’nın tüm görüş ve tahminleri bu tarihten itibaren hiçbir bildirim olmaksızın değiştirilebilir. Euler Hermes SA, Fransa Mali Pazar Yetkilisi tarafından yetkilendirilmiş ve düzenlenmiştir.

Bu değerlendirmeler aşağıdaki feragatnameye tabidir.

Geleceğe Dair İfadelerle İlgili Temkin Notu: Burada yer alan ifadelerin bazıları gelecekle ilgili beklentiler ve yönetimin mevcut görüş ve varsayımlarına dayalı ileriye dönük ifadeler olabilir. Bu ifadeler bilinen ve bilinmeyen riskler içerdiğinden bu durum, gerçek sonuçların, performansın veya olayların, bu ifadelerde belirtilen veya ima edilenden farklı olmasına yol açabilir. Metin içeriği gereği ileriye yönelik ifadelerin yanı sıra, “olabilir”, “olacaktır”, “olmalıdır”, “beklenmektedir”, “planlanmaktadır”, “amaçlanmaktadır”, “beklemektedir”, “inanmaktadır”, “tahmin etmektedir”, “öngörmektedir” veya “devam etmektedir” gibi kelimeler ileriye yönelik ifadelere örnek teşkil etmektedir. Gerçek sonuçların, performansın veya olayların, bu ifadelerde belirtilenden farklı olmasına yol açan sebepler, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla şöyle sıralanabilir: (i) genel ekonomik koşullar özellikle de Allianz SE’nin temel iş kolundaki ve ana pazarlarındaki ekonomik koşullar, (ii) gelişmekte olan piyasalar da dahil olmak üzere finans piyasalarının performansı, (iii) sigortalı zarar olaylarının ciddiyeti ve sıklığı, (iv) hastalık ve ölüm oranları ve trendleri, (v) kalıcılık seviyeleri, (vi) kredi temerrütlerinin boyutu (vii) faiz oranları, (viii) Euro-Dolar paritesi de dahil olmak üzere döviz kurları, (ix) değişen rekabet düzeyleri, (x) para yığılması ve Avrupa Para Birliği de dahil olmak üzere kanun ve yönetmeliklerdeki değişiklikler, (xi) Merkez Bankalarının ve/veya yabancı hükümetlerin politikalarındaki değişiklikler, (xii) şirket alımlarının etkileri ve ilgili birleşme konuları, (xiii) yeniden yapılanma önlemleri ve (xiv) genel rekabet faktörleri (her durum için yerel, bölgesel, ulusal ve/veya global bazda). Bu faktörlerin çoğunun terörist faaliyetlerin sonucunda meydana gelmesi veya kuvvetlenmesi daha muhtemeldir. Burada bahsi geçen konular zaman zaman Allianz SE’nin ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu’na sunduğu dosyalarda açıklanan riskleri ve belirsizlikleri de içerebilir. Grup, burada yer alan geleceğe dair bilgilerin güncellenmesi konusunda hiçbir yükümlülük üstlenmemektedir.

 

[1] PACTE: Action Plan for Business Growth and Transformation