Perakende

Dijital yıkım ve tüketicinin değişken davranışları arasında yol almakta.

Sektör
Büyüklüğü

8000 milyar dolar

M

Sektör Risk Derecelendirmesi Orta

  • Bölünmüşlük

  • Uluslararasılaşma

  • Sermaye Yoğunluğu

  • Kârlılık

  • Gelişmekte olan pazarlarda yükselen orta sınıf sayesinde uzun dönem talep görünümü sağlam
  • Dünya nüfusunun yarısına yakını internete girebildiği için küresel e-ticaret potansiyeli
  • Yeni tüketici alışkanlıklarının yarattığı büyüme fırsatları
  • Sektörün köklü oyuncularının tedarik zinciri sorunları konusundaki deneyimi
  • Tüketici güveni ve satışların oynak jeopolitik ortama ve satın alma gücündeki değişikliklere karşı hassas olması
  • Tüketicilerin fiyatları ve en iyi teklif/pazarlık şartlarını yakın takip etmesinden dolayı fiyat rekabetinin yoğunluğu
  • Düşük karlılık
  • Daha iyi tüketici deneyimi ve en iyi mağaza içi hizmeti sunabilmek için miadını doldurmuş mağazaların restorasyonuna yönelik masraflar
  • Yapay Zeka (AI), Yapay Gerçeklik (AR) ve diğer yeni teknolojilere yatırım

Neler takip edilmeli?

  •  E-ticaret ve Mobil alışverişin küresel olarak yaygınlaşması tüketicileri fiziki mağazalardan uzaklaştırıyor.
  •  Tüketicilerin alışveriş tercihlerindeki değişimler (sürdürülebilirliğin, geri dönüşümün ve mağaza yakınlığının yükselişi)
  • Mağaza konseptlerinin sürekli gelişmesi ve pazaryerlerinin yükselişi
  • Müşteri veri tabanları, yapay zeka (AI) ve özdevimli öğrenme (machine learning) üzerine müşterilerin deneyimlerini zenginleştirmek ve gelirleri arttırmak için yapılan artan yatırımlar
  •  Pazara yeni giren oyuncuların çevikliği ve online perakendecilerin yarattığı artan baskı
  • Ticari çatışmalar sonucu ticari bariyerler/vergiler tedarik zincirlerini aksatabileceği için maliyetleri arttırabilir ve karlılık üzerinde baskı yaratabilir
  • Olgunlaşmış pazarlardaki büyük iflaslar (ABD ve Avrupa)

2019 yılında küresel ekonomik büyümenin zayıflamasını beklesek de küresel perakendeciliğin büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz –en büyük pazarlarda özel tüketim harcamalarının sağlamlığı sayesinde. Özel tüketim harcamalarının; ABD ve Japonya’da hızlanmasını (ABD’de 2018 yılında hacmen %2,6 artışı takiben 2019 yılında %2,7 artmasını ve Japonya’da %0,4’ten %0,9’a çıkmasını) Çin’de ve Euro Bölgesi’nde sabit kalmasını (sırasıyla %5 ve %1,3 büyüme) bekliyoruz. Ancak, İtalya’da ve İspanya’da biraz yavaşlama olabilir (sırasıyla %1,5’ten %0,9’a ve %2,4’ten %1,9’a).      

Bu bağlamda, toplam perakendecilik gelirlerinin 2019 yılında artmaya devam etmesini bekliyoruz. Küresel olarak ilk 35 sıradaki şirket (ABD, Çin, Japonya ve Avrupa’daki başlıca şirketlerin finansallarından derlediğimiz bir liste) üst üste iki senedir %9 büyüdükten sonra %8 daha büyüyecek. Aynı zamanda, FVAÖK ve net gelir seviyesi cinsinden karlılık da iki haneli büyümesini sürdürecek (+%12) ve sermaye harcamaları %7 artacak.

Ancak, 2020 yılı için görünüm daha az olumlu, özellikle de ABD’de ve toplam olarak bakıldığında artan rekabetten dolayı şirketlerin birbirinden farklı olan performansları da (özellikle batı pazarlarında) ayrıştırılamıyor. E-ticaretin artan pazar payı (ABD’de şu an %10 ve 525 milyar dolar büyüklüğünde) dönüşümün ana sürükleyicisi ama tek sürükleyicisi değil. Tüketici tercihlerindeki değişimler ve marifetli yeni oyuncular yeni mağaza formatlarını, çoklu kanal sunumlarını, ürün ve fiyat karışımlarında değişimi ve daha küçük niş markaların ortaya çıkışını da beraberinde getiriyor.  

Bu bağlamda, tüm perakendeciler sürece uyum sağlamak için başta e-ticaret ve yeni teknolojilere ciddi yatırımlar yapmanın yanında işletme maliyetlerini düşürmeye, tedarik zinciri maliyetlerini azaltmaya ve dönüşüm geçirmeye (bazı tuğla ve harç şirketleri üçüncü parti web siteleri üzerinden satış yapmaya başladı ve bazı online perakendeciler şehirlerde fiziki mağazalar açıyor) çabalıyor. Yine de tüm perakende şirketlerinin adaptasyon kapasitesi yeterli değil. Bu nedenle sektörde, demode olan KOBİ’ler ve hatta büyük şirketler mağaza kapatmaya ve ne yazık ki iflas etmeye devam edecek gibi duruyor. 2015-2017 döneminde 34 adet büyük çaplı perakende şirketi iflası yaşanmış olmasına rağmen (yıllık ciroları 50 milyon euroyu geçen şirketlerden bahsediyoruz) 2018 yılında da sektörde 51 büyük çaplı iflas yaşandı ve bu iflasların 24 tanesi Batı Avrupa’dan 15’i ise ABD’den geldi.   

Hızlı tüketim malları: Sektörde en fazla (başlıca) şirket de bu alt sektörde yer alıyor ve perakende sektörü gelirlerinin neredeyse üçte ikisini tek başına bu alt sektör oluşturuyor. Buna rağmen diğer alt sektörlere göre en düşük karlılık oranlarına sahip. En büyük oyuncular genel olarak ABD’den ve tek ülkeli işletmeler. Avrupalı büyük oyuncuların ise uluslararası varlığı daha fazla.   

Hardline ve eğlence ürünleri: Son beş senede en güçlü gelir artışını sergileyen ve diğer alt sektörlere göre ortalamanın üzerinde karlılığa sahip alt grup.  

Tekstil ve aksesuar: En çok uluslararası mevcudiyeti olan alt grup ama diğer alt sektörlere göre genel olarak görece küçük ölçeklere sahip.

Yaygın çeşide sahip şirketlerin olduğu grup: Perakendecilik sektörü içinde farklı alanlardan çeşitli ürünlere sahip şirketlerin olduğu bu alt grup en az büyük şirkete sahip olan alt sektörü oluşturuyor ve karlılığı da düşük.

Ana Oyuncular

Ülke Rol Sektör Riski
USA

1 numaralı üretici

1 numaralı yatırımcı

C

Hassas Risk

Çin

1 numaralı üretici

1 numaralı yatırımcı

A

Düşük Risk

Japonya

1 numaralı üretici

1 numaralı yatırımcı

B

Orta Risk