HER TAŞIN ALTINA BAKMAK: COVID-19'UN SEKTÖR BAZINDA OLUMSUZ ETKİLERİ  

 

Yönetici Özeti

 

  • Araştırmalarımız, Covid-19 salgınının hızlanmasıyla, küresel olarak bu süreçten etkilenmeden çıkacak neredeyse hiçbir sektör kalmadığını gösteriyor. 2020 yılının ilk çeyreğinde aynı dönem içinde rekor sayıda sektörün (126) risk derecelendirmesinde düşüş görüyoruz – 2012 yılında sektörleri incelemeye başladığımızdan beri kaydedilen en çok düşüş sayısı. Tüm bu düşüşler, Covid-19’un; talep (10 düşüşten 5’i), kârlılık (10 düşüşten 4’ü) ve likidite (10 düşüşten 1’i) üzerindeki doğrudan veya dolaylı etkilerinden kaynaklanıyor. 10 derecelendirme notu düşüşünden 6’sı “orta” seviyesinden “hassas” seviyesine gerilemeyi gösteriyor.        
  •  En çok hangi küresel sektörler risk altında? Ulaştırma, otomotiv, elektronik ve perakende. Küresel karantina havayolu şirketlerine ciddi zarar verdi. Bu şirketlerin kilometre başına yolcu gelirlerinde (RPK) Aralık ayından beri %40 düşüş yaşandı. Düşen hisse senedi fiyatları borçlu ve kârsız (düşük maliyetli) havayollarını da tehlikeye atıyor. Diğer yandan, salgın, halihazırda zaten mevcut yapısal zorluklarla boğuşan otomotiv sektörünün problemlerini de büyütmekte. Küresel otomotiv piyasası 2020 yılında %10’dan fazla daralma yaşayabilir (2019’da da %4 küçülmüştü). Bundan, öncelikle ön saflarda yer alan otomotiv perakendecileri ve toptan satıcıları etkilenecek ama tedarikçilerin de sürece bağışıklığı yok – özellikle de, ülkeler arası tedarik zinciri risklerine karşı. Elektronik sektörü Avrupa’da talebin kötüleşmesiyle boğuşuyor ve yerel sektörlere yönelik elektronik ürünleri satış beklentileri de çok daha zayıf. Perakende sektörü içinde Asya-Pasifik’te yer alan ihtiyari ürün perakendecileri; uzayan mağaza kapanma süreleri ve Çin’den gelen turist sayısındaki kesilmeden çok kötü etkilendi.            
  • Genel olarak bakıldığında Avrupa ve Asya salgından en kötü etkilenen bölgeler. Sektör bazında en çok derecelendirme notu düşüşleri Batı Avrupa (52) bölgesinde görüldü – en çok ülke sayısına (17) sahip bölge. Bu bölgeyi, Asya ve Orta & Doğu Avrupa takip etti (sırasıyla 29 ve 14 düşüşle). Ancak, Kuzey Amerika’nın da salgına bağışıklığı olduğu söylenemez. Bu bölgede de ABD’de üç sektörde derecelendirme notlarında düşüş yaşandı.  
  • Sektör bazında ana bulgular şöyle: Ulaştırma sektörü dünya nüfusunun üçte birinin karantina altında kalmasından çok kötü etkilendi – özellikle de devlet desteği alabilecek olan havayolu taşımacılığı segmenti. Otomotiv sektöründe, ilk üç pazara olan güçlü bağımlılık devam eden yapısal zorlukları daha da arttırıyor. Elektronik sektöründe en kötü etkiyi Asya Pasifik bölgesi hissetse de düşük katma değerle çalışan oyuncular tüm bölgelerde risk altında. Gıda dışı perakende sektöründe karantina önlemleri satışlarda ciddi düşüşe neden olarak halihazırda korunmasız olan şirketlerin kâr marjlarını iyice sıkıştıracak. Enerji sektörüne baktığımızda ABD kaya gazı ve güneş enerjisi sektörleri için belirgin risk artışları görüyoruz. Metal sektörü zaten yapısal zorluklar nedeniyle zayıf durumdaydı. Makine sektörü, zayıf ekonomik ortamın birçok nihai pazarda kırılgan bir küresel arka plan yaratmasından kaynaklanan zorluklarla karşı karşıya. İnşaat sektöründe ise, başta Çin olmak üzere Asya Pasifik bölgesinde potansiyel iflas riskleri görüyoruz.         

Neredeyse hiçbir sektör Covid-19'un etkisinden yakayı sıyıramayacak.

Covid-19 salgınının başlangıcından bu yana, küresel sektörler artan zorluklarla karşı karşıya. Etkilerin ilk turu, Çin'in birkaç büyük şehrinde kapsamlı karantina önlemlerinin alınması ve ülkede; üretim, perakende ve ticaret faaliyetlerinin durmasını tetikleyen katı sınırlama önlemleriyle geldi. Çin'e yapılan ve Çin'den yapılan seyahatler de durma noktasına geldi. Diğer ekonomilerin de (Güney Kore, İtalya) salgını kontrol altına almak için Çin tarzı önlemler uygulamaya başlaması hisse senedi piyasalarındaki güçlü düzeltmeleri beraberinde getirdi. Küresel ekonominin büyük bir kısmının karantina önlemleri alması, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da üretim ve ticarete ek olarak yerel tüketim harcamalarının da ciddi darbe almasına yol açtı. Bu bölgelerdeki düşük talep, gelişmekte olan ekonomilerde üretilen ve buralardan ithal edilen ürünlere de (genellikle dayanıklı tüketim malları) zarar verecektir.

2020 yılının ilk çeyreğinde aynı dönemde rekor sayıda sektörün (126) risk derecelendirmesinde düşüş kaydediyoruz – 2012 yılında sektörleri incelemeye başladığımızdan beri kaydedilen en çok düşüş sayısı. Tüm bu düşüşler, Covid-19’un; talep (10 düşüşten 5’i), kârlılık (10 düşüşten 4’ü) ve likidite (10 düşüşten 1’i) üzerindeki doğrudan veya dolaylı etkilerinden kaynaklanıyor

Sektörlerle ilgili daha detaylı bilgi için aşağıdaki dosyaya tıklayarak raporun tamamını okuyabilirsiniz.

 

BİZİ TAKİP EDİN